Kanser Nedir, Nasıl Oluşur? Kanser Hakkında Bilgiler

Kanser Nedir Nasıl Oluşur?
Günümüzde en yaygın hastalık, çağımızın en büyük sorunu olarak karşımıza kanser çıkmaktadır. Kanser bu kadar yaygınlaşınca ülkelerinde bilinçleri de artıp bu konuya yönelik çalışmalara başlandı.
Ülkemizde sağlık bakanlığı bünyesinde 1970 yılında kanserle Savaş Daire Başkanlığı oluşturuldu. Amaç ise ülkemizdeki kanser vakalarının boyutlarını saptamak. 2000 yılında kanserde erken teşhis ve tarama merkezlerinin oluşturulması için yönetmelik çıkarıldı.
Erkeklerde sık görülen kanserleri sıraladığımızda karşımıza akciğer, prostat, trakea ve bronşlar; bayanlarda ise meme, deri, troid ve serviks (rahim ağzı) kanserleri çıkmaktadır.
Peki, kanser nedir?
Kanser, hücrelerin fizyolojik çoğalma mekanizmalarının sayıca sınırsız şekilde artışıdır. Kanser hücreleri iki grupta toplanır.
Selim (bening, iyi huylu) ve habis (malign, kötü huylu) tümörler olarak ayrılır. Selim tümörlerin çoğalma sayısı sınırsız değildir. Sınırlı bir büyüme kapasitesine sahiptir ve bulundukları yerde sınırları belli şekilde kalırlar. Habis tümörler ise sınırsız çoğalabilirler, çevrede ki dokulara ve organlara yayılabilirler. Sınırları belli değildir, hatta uzak organlara kan ve lenf dolaşımı ile ulaşıp oralarda da kanser dokusu oluşturabilir.
Kansere neden olan faktörler nelerdir?

  1. Virüsler, bakteriler, parazitler (Epstein Bar virüsü, hepatit B, HIV) örneğin Hepatit B virüsü karaciğer kanserine neden olur.
  2. Fiziksel faktörler ( Güneşin ultraviyole ışınları, radyasyon, x ışınları)
  3. Sigara ve kimyasal faktörler ( sigara ağız, larenks, farenks, akciğer, özafagus, meme, pankreas kanserlerine neden olur.)
  4. Cinsel faktörler ( servisk kanseri HPV virüsünün neden olduğu, özellikle de evli, erken evlenmiş bayanlarda; meme kanseri ise geç evlenmiş, doğum yapmamış bayanlarda daha fazla görülür)
  5. Genetik ve Ailesel Faktörler ( aşırı yağlı, tuzlu besinler, alkol kullanımı, obezite, hormonların azalması, bağışıklık sisteminin azalması)

Kanser

Kanser Nasıl Oluşur?
Kanser evrelerden oluşan, yıllara varan, dolayısıyla kronik olarak nitelendirilen bir hastalıktır.
Oluşum Evresi: 15 – 30 yıl sürer
Sınırlı Evre: 5 – 10 yıl sürer
– Yayılım Evresi: 1 – 5 yıl sürer
– Yaygın Evre: 1 – 5 yıl sürer
Hücre Çekirdeği DNA sentezi sırasında dış etkenlerin etkisiyle mitoz bölünmeyle atipik hücreler yani kanserli hücreler ortaya çıkan bu şekilde hücre kontrolsüz biçimde çoğalır. Kanser hücresi bulunduğu alana toksik denilen zehirli enzimler salgılar. Hareketli hücrelerdir. Bir yerde sabit kalmazlar.
Kanser Bu kadar önemli bir hastalık olmasına rağmen tam olarak belirtisi yoktur. Fakat kendimizde hissedeceğimiz 8 belirti bunun habercisi olabilir. Bunlar;

  1. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan şişlikler
  2. 15 günden uzun sürüp, iyileşmeyen yaralar
  3. Ben ve siğillerdeki değişiklikler
  4. Vücuttan gelen anormal akıntı ve kanamalar
  5. Yutmada güçlük, sindirimde zorluk
  6. Ses kısıklığı ve öksürük
  7. Büyük abdest alışkanlığında ve sıklığında değişiklik
  8. Ani kilo kaybı ve nedeni bilinmeyen ateş

Kanserden Korunma Yöntemleri
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kanser tarama ve kontrol programlarını 7 alanda ele almıştır.
Bunlar;
1. Birincil koruma
2. İkincil koruma
3. Üçüncül koruma
4. Zamanında ve uygun tedavi
5. Takip etme
6. Tedavi sonrası bakım
7. Rehabilitasyon süreci
Ben şimdi birincil, ikincil ve üçüncül korunma yöntemlerini açıklayacağım.
Birincil koruma: Bazı faktörler ve etkenler kanser olma olasılığımızı artırır. Bunlar ise genellikle elimizle kontrol edebileceğimiz durumlardır. Bu etkenlere uzun süre maruz kalırsak risk grubuna girer, daha kısa sürede kansere yakalanırız. Bu faktörlerden yaşam tarzı ile ilgili olanlar ; sigara ve alkol kullanımı, beslenme bozukluğu, cinsel hayat, kişisel hijyen ve güneş ışığıdır. Çevresel faktörler; çalışma ortamındaki kanserojenler, kirli hava ve kirli sudur. Genetik faktör ise birinci derece akrabalarda kansere yakalanma sıklığıdır.

Kanserden korunmak için yapabileceklerimiz:

  1. Mevsiminde taze meyve ve sebze yemek
  2. A ve C vitamini tüketimini artırmak
  3. Lifli besinleri diyetimize katmak
  4. Yağ kullanımını azaltmak
  5. Tuzlu ve mangal aracılığı ile yapılan besinleri kısıtlamak
  6. Boyumuza, yaşımıza göre uygun kiloda kalmak
  7. Sigara içmemek veya bırakmak
  8. Güneş ışınlarına doğrudan maruz kalmamak

İkincil koruma: Az önce saydığımız 8 belirti bireyde varsa beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Böylece erken tanı ve etkin tedavi sağlanmış olur.

Üçüncül koruma: Kanser tanısı bireye koyulduktan sonra hastalığı hakkında eğitim verilmesi, ilaçlarının, tedavi süresinin öğretilmesidir. Daha sonra hasta rehabilite edilmeli, kanserin tekrar etmesini önlemek için ilk gördüğü belirtilerin tekrarını hissettiği an hastaneye başvurmalıdır.

KANSERDE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Klasik tedavi yöntemleri

  • Kemoterapi
  • Radyoterapi
  • Cerrahi tedavi
  • İmmünoterapi
  • Hormon tedavisi

Alternatif tedavi yöntemleri

  • Kök hücre nakli
  • Gen tedavisi
  • Lazer tedavisi
  • Kİ7 tedavisi

Kemoterapi: Kanser hücrelerinin gelişmesini, büyümesini, yayılmasını durdurmak ya da bu hücreleri tamamen yok etmek için yapılan tedaviye kemoterapi, bu amaçla verilen ilaçlara kemoterapik ajanlar denir.

Kemoterapinin çeşitleri

Adjuvan kemoterapi: Tümör önce cerrahi olarak bulunduğu yerden çıkarılır, daha sonra tekrar oluşumunu engellemek için radyoterapi verilir. Kalın bağırsak, akciğer, meme kanserlerinde bu yöntem kullanılır.

Neadjuvan kemoterapi: Tümöre önce kemoterapi uygulanır, sonra sınırları belli olunca cerrahi tedavi yapılarak bulunduğu yerden alınır. İleri derecelerdeki meme kanserinde bu tedavi uygulanır.
Konkomitan kemoterapi: Radyoterapi ile kemoterapinin aynı anda verilmesidir. Örneğin özafagus kanserlerinde bu yol uygulanır.
Kombine kemoterapi: Adından da anlaşıldığı gibi birden fazla yöntemin ( örneğin; kemoterapiye cerrahi ve radyoterapi eklenmesi) ve ilacın birlikte kullanılmasıdır.
Radyoterapi: Radyasyonun kanserli hastalara tedavi etmek amaçlı kullanımıdır. Genellikle bir bölgede ise tümör sadece o alana uygulanır. 3 tip radyasyon ışını vardır. Alfa, beta, gama. Gama insan organizmasına giriciliği en çok olan ışındır. Radyoterapi bazen tek başına tüm tümörü ortada kaldırabilirken bazende cerrahi operasyon ve kemoterapik ilaçla da birlikte kullanılabilir.
Radyoterapinin hastaya belirli mesafeden radyoterapi uygulanmasına teleterapi, direkt olarak kanserli dokuya radyasyon verilmesine ise brakiterapi denir.

YAZAR: AYŞE A.